Markaların Uluslararası Tescili

    Bütün sınai mülkiyet haklarında olduğu gibi marka tescili ve koruması da ulusal nitelikli haklardandır. Dolayısıyla, tescilli bir marka tescilden doğan haklardan sadece tescil edildiği ülke sınırları içerisinde yararlanabilir. Bu nedenle, diğer ülkelerde de tescilin sağladığı haklardan yararlanabilmek için markaların faaliyette bulunulan bütün ülkelerde ayrı ayrı tescili gerekir.


    Türkiye 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren markaların uluslararası tesciline ilişkin Madrid Protokolü’ne taraf olduğu için Türk vatandaşları, Türkiye'de ikamet edenler veya Türkiye'de ticari veya sınai bir faaliyette bulunanlar, Türk Patent Enstitüsü aracılığıyla Madrid Protokolü’ne taraf olan 84 ülkede uluslararası tescil ve Avrupa Topluluğu Markası (CTM) başvurusunda bulunabilirler. Madrid Protokolü çerçevesinde yapılan başvurular tescil talep edilen her bir ülkede ayrı ayrı incelenerek, tescil edilip edilmeyeceğine ilgili ülke yasaları çerçevesinde karar verilir. Dolayısıyla, başvurular tescil talep edilen bazı ülkelerde tescil edilirken bazılarında reddedilebilir.


    Madrid Protokolü çerçevesinde uluslararası başvuru talebinde bulunabilmek için Türkiye'de tescilli ya da başvuru halinde bir markaya sahip olunması ve uluslararası başvurunun bu markayla uyumlu bir şekilde yapılması gereklidir.


    Madrid Sistemini Kullanmanın Avantajları


    Tek ücret ödeyerek, Tek bir dilde, Tek bir başvuru yaparak, sisteme taraf olan ülkelerin tamamında geçerli başvuru yapabilme imkanı vermesidir. 

Bu yazi 196 kez okunmuştur.

Marka alanındaki diğer yazılar